MEMLÜKLER DÖNEMİ İSLAM HUKUKU VE HUKUKÇULARI
0 - Yorum Yap
Kategori
AKADEMİK
, HUKUK
, TA İLAHİYAT
Marka
Stok Kodu
SC2804
YAZAR ADI
Şule Şükran AKSU
EBAT
13,5X21
SAYFA SAYISI
242
ISBN
978-625-5680-76-1
KAPAK
AMERİKAN CİLT
BASIM YILI
2025
KAĞIT
ENSO
EK ÖZELLİK
2987. YAYIN
BASKI
UZUN DİJİTAL
TEMEL ALAN
SOSYAL, BEŞERİ VE İDARİ BİLİMLER
BASKI SAYISI
1. BASKI
KİTABIN DİLİ
TÜRKÇE
YAYIN KOORDİNATÖRÜ
Ceyda ŞEREFLİOĞLU
YAYIN YÖNETMENİ
Selva ALİM
%20
270,00 TL
216,00 TL
216,00 TL den başlayan taksitlerle!
Tahmini Kargo: 3 - 5 iş günü
Bu çalışmanın konusu, Memlük Devleti (648–923/1250–1517) döneminde İslâm hukukunun kurumsalyapısını, mezhepsel çeşitliliğini ve dönemin özgün fıkhî tartışma zeminini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktır. Araştırmada, Memlük Devleti’nin siyasi ve ilmî arka planı dikkate alınarak, hukuki sistemin yalnızca teorik temelleri değil, aynı zamanda toplumsal, idarî ve kültürel yansımaları da genel hatlarıyla ortaya konmuştur. Memlükler öncesi İslâm devletlerinin fıkhî ve mezhepsel durumuna; ayrıca Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin Memlük dönemi yargı düzenindeki temsiline ve bu mezhepler arasındaki ilişkilere yer verilmiştir. İslâmi bir lider olarak kabul edilen Sultan Baybars’ın dört mezhep uygulaması, Moğol istilaları ve Haçlı seferlerinin oluşturduğu siyasi ve sosyal ortam, dönemin fıkıh anlayışını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almıştır. Ayrıca Abbâsî hilâfetinin sembolik olarak yeniden ihyası, mezhep temsiliyetine dair meşruiyet zeminini güçlendirmiştir. Çalışmada, dönemin kurumsal yapısı; sultan, kâdılkudât, kadıasker, dîvânü’l-mezâlim, dârü’l-adl müftülüğü, hisbe ve beytülmâl vekilliği gibi adlî otoriteler bağlamında genel hatlarıyla değerlendirilmiş, bu yapıların hukuki ve toplumsal işlevlerine değinilmiştir. Memlük Devleti’nde hukuk eğitiminin yalnızca medreselerle sınırlı kalmadığı; camiler, hankahlar, zâviyeler ve çeşitli ilim meclisleriyle geniş bir toplumsal zemine yayıldığı vurgulanmıştır. Yönetici sınıfın ilmî faaliyetlere verdiği destek, dönemin fıkıh geleneğini ve eğitim modelini canlı tutmuş; devletin hem dinî hem de kültürel kimliğini pekiştirmiştir.
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!